Ziyaretçi Defterine Yaz
İbrahim
Perşembe, 19 Ocak 2012 12:46
Esselamu Aleykum,
Siteyi Tevafuken buldum.
Güzel bir site hazırlanmış. Özellikle Fıkıhla alakalı güncel soru ve cevaplar çok faydalı.
Rabbim razı olsun.
funda çırak
Salı, 27 Aralık 2011 16:13 | adana
bu siteyi kurduğunuz için teşekkür ederim çok yararlı yayınlarınız bulunmakta allah rağzı olsun selam ve dua ile
HACI MAHMUT
Pazar, 11 Aralık 2011 02:58 | almanya
Soru sormanın usulü ve adabına dair
Soru soranla cevap verenin konumları açısından soru dört çeşittir:
1. Alimin alime sorusu: Bu dinleyenlere öğretmek, doğruluğunu test etmek, müzakere ve mübahase etmek için sorulur. Hz. Cebrail?in Hz. Peygamber?e sorduğu ?İman nedir??, ?İslam nedir??, ?İhsan nedir?? soruları bu türdendir.
2. Alimin cahile sorusu: Bu, soru yoluyla öğretme usulünün gereğidir. Muhataba ya bilmediğini öğretmek, ya yanlış bildiğini düzeltmek, ya da üçüncü şahıslara bir bilgiyi iletmek için kullanılan yöntemdir. Soruyu soran cevabı vermek için sorar. Rabbimizin vahiy yoluyla ?Sizi kurtaracak karlı bir ticaret önereyim mi??, ?Ona adaş birinin varlığını biliyor musun?? gibi sorular buna örnektir.
3. Cahilin cahile sorusu: Bu sorudan bir şey çıkmaz. Tıpkı ?Üçayaklı hayvanın adı nedir?? gibi abes bir iştir. Cahilin muhatabı olan cahilde uyandıracağı bilme merakı ihtimali, bu tür bir soruyu nisbeten anlamlı kılabilir.
4. Cahilin alime sorusu: Asıl soru budur ve vahyin ?Bilmiyorsanız bilgi sahibi (ehl-i zikr) olanlardan sorun!? emrinden anlaşılması gereken de bu tür sorudur.
Bu dördüncü maddeye giren sorularda yapılmaması gereken usul hataları şunlardır:
1. İlle de aklımızdakini onaylatmak için soru sormak: Yani: ?Bana öyle bir cevap ver ki, mutlaka benim aklımdaki, ya da hoşlanacağım, ya da işime gelen bir cevap olsun?. Allah alimlerimize yardım etsin. Bazıları, ?istedikleri cevabı alıncaya kadar ısrar eder. Bazıları bunun için cevap sahibini sıkıştıracak kadar gözünü karartır. Bazıları, istedikleri cevabı alamayınca muhatabını suçlayacak kadar saygısızlaşır. Bu yapılan en yaygın usul ve üslup hatalarından biridir. Bu, hem bilginin kendisine, hem sorulan kimseye saygısızlıktır.
2. Soru sormakla muhataba lutfettiğimizi sanmak: Bu tipler gerçekten gariptir. Asıl riski soru soranın değil cevap verenin aldığını düşünmez. Mesele dini bir meseleyse, cevap veren alimin ağır bir manevi sorumluluk altında ezildiğini, o baskıyı tüm hücrelerinde hissettiğini bilmez. Beyimizin soru sorması bir lütuftur. Soru sorduğu alime minnet etmek şöyle dursun, onu minnet altına almaya kalkar. ?Cevap vermeye mecbursun? havasıyla sorar sorusunu. Bir de vereceği cevaba itibar ettiğini söylemesi yok mu, hepsine tüy diker. Sanki insanın itibar etmediği birine mesele sorması normalmiş gibi.
3. Alimin hiçbir işi gücü olmadığını, ?Yar bana bir soru? diye sabahlara kadar ekranlara göz diktiğini zannetmek: Köroğlu ?Delikli demir çıktı mertlik bozuldu? demiş ya, internet çıktı adab ve erkan daha da bozuldu. Ömründe bir kez bile karşılaşmamış, dahası kim olduğunu bilmiyor. (Kimliğini gizleyerek veya takma adla kimliğini saklayarak soru sorana zaten cevap verilmez.) Sorusu en basit nezaketten dahi yoksundur. Daha önce verdiği cevapları araştırmamış, bulma, okuma, dinleme, seyretme zahmetine dahi katlanmamışız. Bir de ?Delil de isterim? diye tutturursak, üzerine tüy dikmiş olmaz mıyız? Alimin meşguliyeti başından aşkınmış, nefes alacak vakti yokmuş, iki ayağı bir pabuçtaymış? Bütün bunlar bizi ırgalamaz. Biz ?ona soru soran tek kişiyiz? ve o da bize cevap vermekten başka işi olmayan bir ?makine?. Bazen bir soru yetmiyor, bir tek mesajda 5 hatta 10 soru sıralıyoruz. Bu sorular içinde ?evet-hayır? soruları hemen hiç yok. Bazıları kitaplık çapta cevap isteyen sorular. Muhatabımızın hal-i pür melalini bir düşünebiliyor muyuz? Hele bir de o konuda oturmuş yıllarını verip bir eser, günlerini verip bir ilmi makale üretmiş ve biz onu okuma zahmetine dahi katlanmadan bunu yapmışız? Vah ki vah!
4. Kırk akıllının kırk yıl cevaplayamayacağı soruyu bir delinin birkaç saniyede sorabileceği gerçeğini unutmak: Bizim kolayca sorduğumuz öyle sorular var ki, alim onu cevaplamak için bazen günlerce dirsek çürütür, bazen kök söker, bazen yürek ve zihin teri döker. Bazı sorularımız soru soran açısından netameli değildir, ama cevap veren açısından netamelidir. Bazı sorularımız çok özeldir. Çok özel soruların çok özel tanışıklık gerektirdiği unutulur veya göz ardı edilir. Mücadile suresinde geçtiği gibi, Rabbimiz Hz. Peygamber?den yerli yersiz özel görüşme talep ederek onu meşgul edenleri durdurmak için ?Necva sadakası? mecburiyeti getirmişti. Bu aslında önder ve rehber konumundaki şahsiyetlerden ?mesai çalma bedeli? idi. Bununla şu mesaj veriliyordu: O size Allah rızası için zaman ayırıyor. Madem öyle, haydi o zaman siz de Allah rızası için muhtaçlar için bir sadaka ödeyin! Fakat biz bazen muhatabımızı saatlerce meşgul edecek mesaisini alıyor da bir teşekkürü bile çok görüyoruz. Hatta bazılarımız sıkılmadan dönüp bir de beğenmediği cevaptan dolayı tariz ve sitem etmeye yelteniyor.
5. Alimlerimizin de etten ve kandan bir beşer olduğunu unutmak: Bir soruyoruz, cevap alıyoruz. Ardından aklımıza bir şey esiyor ona da cevap alıyoruz, ardından aklımıza esen tüm soruları hiçbir zahmete katlanmadan sıralıyoruz. Eğer cevap alamazsak sanki alimlerimizi çarçur etmek hakkımızmış gibi çıkışıyoruz. Bazen kızdırana kadar çabalıyor, kızınca da ona Peygamberimizi örnek göstererek güya haddini bildirmeye çalışıyoruz.
Allah alimlerimize sabrı cemil ve ecri cezil lutfetsin, biz ilim taliplerine de kadir kıymet bilmeyi nasip etsin
Bayram Kocabaş
Cuma, 09 Aralık 2011 13:59
soru sormak için hangi yolu izlemeliyiz.
HACI MAHMUT
Perşembe, 08 Aralık 2011 15:45 | almanya frankfurt
ABDULKADIR BEY BAZI BÜYÜKLERIMIZ SÖYLE BUYURDULAR Cevap :
Merhabalar.Mevlit,kaside gibi dini temalı şiirleri okumaya ruhsat veren alimler vardır.Bedüzzaman Sait Nursi hazretleri ve kimi alimler bu muameleleri bidat-ı hasene kabul ederler.İmam Rabbani Hazretleri bu muameleleri bidat ön görür.Bidat-ı haseneyi kabul etmez.Takdirlerinize...Bu arada sizin de aşuranız mübarek olsun...Selam ve dua ile...
Abdulkadir
Pazartesi, 05 Aralık 2011 13:15 | KANDIRA/KOCAELİ
Selamün Aleyküm Kıymetli hocalarım ben Kandıra'da İmam Hatiplik yapmaktayım. Mevlid-i Şerif, Kaside ve halk tabiriyle ilahi'yi makamlı bir şekilde okumak caiz midir? Buralarda çok yaygın bir gelenek haline gelmiş. Bidat olduğunu duymuştum. Bu konuda beni aydınlatırsanız çok memnun olurum. Ayrıca AŞURÂ GÜNÜ'nüzde mübarek olsun.
haci mahmut
Pazar, 24 Temmuz 2011 23:56 | almanya
nasilsiniz efemdim sorularim olabilirmi
haci mahmut
Perşembe, 21 Temmuz 2011 00:51 | almanya frankfurt
bu yazdigim konuya göre eserleriniz varsa okurum iki sorum var birincisi bana ait her gittigim seyh sadece talim veriyorlar ben ise bu konun gerceklesmisini istiyom sey ahmed yasini de gördüm dedimya talimle olmuyor derlerya kelin ilaci olsa ilk kendi basina sürermis neyse konumuz su kissayi yasadim Rabıtamıza sadakatle bağlı kalarak teveccüh etmemiz halinde karşılıksız kalmayacağımı ümit ederiz. Biz bu hususta Hz. Pirin: Aşıklar ölmez, ölen hayvan imiş..,sözüne inananlardanız sabirla hazmetmeye calicagiz insallah bu konuyu sizden ricam bu konu hakkinda arkadaslar yada yolumuzun büyüklerinden yardim istiyom lütfen bukonu cokderin birkonu ve kendim yasadim ve beni asiyor birde üveysilikle alakali bir konu sizin paylasiminiza sunuyom ve düsünceleriniz ve tavsiyelerini nedir yolumuzun büyüklerine sorularim olacakti birnoktadan ve
> > cokbüyükevliyaullahdan mana nedir ve bu konuyla ilgili basimdan gecen
> bazi
> > olaylar var onuda size arz ediyom insallah tavsiyelerinizle bizi
> mutmain
> > ederseniz insallah rahat ve huzur buluruz kendi sahsima ait olaylar
> veya
> > haller yasadim Tekrar selamun aleyküm
> > kusura bakmayın başınızı ağrıttığım için bilgim yok
> > ismim hacı mahmut kendim bayburtluyum şuan almanyada oturuyom
> > kendi en büyük dedemizde yanlış anlamayın çok büyük bir evliya 150
> yıl
> > olmuş vefat edeli bayburtun ermene köyünde
> > anlatmak istediğim konusu kendimde Abdurrahim Reyhan efendiden
> dersliydim
> > vefat edeli en az 10 yıl oldu
> > sağlığında şöyle haller yaşadım: bir gün ders almaya gittim ders
> verirken
> > göğsün içinde iki meme arası olan yere birşey oldu ve eve gittim
> ellerim
> > birbirine geçti ve birden başladım cezbeyle estağfurullah çekmeye
> ellerim
> > ayrılmaya başladı
> > neyse yanımdaki ailem korktular müdahale etmeye çalıştılar ama başaramadılar ve böyle 5 veya 6 ay gezdik
> > bursada oturuyordum o zaman ve bir gece Abdurrahim efendim bana diyor
> ki
> > ?vuslat elbisen geliyor almanyadaki kardeşlerimizden? ve
> sabah
> > uyandım evden dışarı çıktım bir ihvan abi rasgeldi?efemdim
> vefat
> > etti geliyonmu erzincana? ?geliyom? dedik ve gittik
> orda
> > bir himmet oldu vuslat elbisesini bir şekilde giydirdiler ve
> cenazeden
> > sonra bursaya döndük
> > 4 ay sonra efendim beyaz elbiseler içinde sakalı yüzü nuralanur
> karşıma durdu ve bu olay zuhurat olarak geldi bana diyor ki ?bir
> noktada
> > kaldın ilerde çok büyük evliyaullah olacaksan? söyledi bende
> öyle
> > Allah(C.C.)(C.C.) diye bağırdım ve kaybuldu gitti
> > o gün bu gün hiçbir değişiklik yok anlıyacağınız
> > adım attırmıyorlar bir noktadan öteye yani
> > almayaya evlilik yoluyla geldik akraba burdada onlar karşı bu
> yollara
> > niye diyeceksiniz bilirsiniz kafayı oynatan oldu burda onun için
> aile
> > şeyleri çıkmasın diye çalışıyom resturantta mutfakta
> > boş saatlerimde tasviye edilen kitaplardan okuyom
> > inşAllah(C.C.)(C.C.) sorum anlaşılmıştır
> > ha diyecekseniz ki halife bırakmadı mı kendi gözelerimle görmedim ve
> > duymadım çokları çıktı kimyese gitmedim cevabınızı beklerim
> > birde mübarek vefat etmeden çok öncede vekiliyle o zaman köydeydik o
> köyde
> > çok sevdiğim ihvanım var ona çok selam söyleyin diyor yolumuzun
> > büyüklerine
> > sorum bunlar inşAllah(C.C.)(C.C.) iyi olur hepinize teşekkür ederim
> > yolunuz ve yolumuz açık olsun esen kalın mutlu kalın yasim 32
> evliyaullah
> > olmak tabiki yasada sakalada insanin zahiri altadabilir insallah
> allahda
> > bizi manada diriltir birde bu konunun Bir de velilerin nebilerin
> kırk
> > yaşında baliğ olmaları var. onlara nübüvvet 40 yaşında gelmiş.
> velilere de
> > 40 yaşında velayet verilmiş 40 yaşından evvel olmuyor,olmaz.?
> > acizane ben bu kelamın bir işaret olduğunu düşünüyorum
> > Bir noktada pinhan imiş
> > Gör neyledi bu derd bana
> > Ol can içinde can imiş
> > Gör neyledi bu derd bana
> > Oldu bu derd devlet bana
_________________
_________________
MAHMUT
ikinciside bizim enbüyük dedemize ait ilginc olayla karsilasiyor aciklik getirirmisiniz
Hacı Mahmud Efendi, 1830?da Bayburt İli Ermene köyü?nde doğmuş yine aynı köyde köyde ölmüştür. Kendisi Oslu Hoca?nın çok sevdiği bir talebesi olup, büyük bir ilim sahibi idi. Mezarı aynı köydeki Türbe içerisinde bulunmaktadır. Türbesinin üst tarafı birçok kere yıkılmış, yeniden yapılmıştır. Oğullarının, torunlarının rüyasına giren Hacı Mahmud Efendi ,Onlara: ?- ... Bırakın ALLAH?ın Rahmeti üzerime yağsın... Türbemin üzerini kapatmayın...? diye söylüyor.
Ermene Köyü?nde bir hekim (doktor) varmış, o günlerde de Hanımlarda bir frengi salgını başgöstermiş... Hastalar bu doktora gitmişler, buda tabiplik icabı olarak, kadınların mahrem yerlerine bakmak mecburiyetinde kalmış, ancak bu durumu duyan Hacı Mahmud Efendi, oldukca çok içerliyor ; Hekimin hakkında oğullarına bir ?Fetva? veriyor, diyorki: ?- Bu adamın katli vaciptir... Çünkü el-alemin namahremine utanmadan bakıyor... Bunu vuracaksınız!..?
Oğulları ne kadar uğraşıyorlarsa da adamı olmuyor, vuramıyorlar... Hacı Mahmud Efendi harman yerine gidiyorki, adam hala sağ- salim orada harman sürüyor... Kızar, oğullarını çağırır, ?neden vurmadıklarını? sorar. ?- Baba, ALLAH hakkı için inanki, ne zaman vurmak istedik, silah ateş almıyor, tetik çekemiyoruz, silahı yan tarafa dönderdiğimizde hemen ateş ediyor, doğrusu bizde bu işe şaştık...?
Derlerki:Mana anlamında Hacı Mahmud Efendi Kırklara karışır, onlarla namaz kılarmış... Bu namaz larda çoğu kez imamlığı hep O?nu getirirlermiş... O günde yine namaz için gittiğinde , o günkü toplantıda O?na teklif etmemişler; Birde ne görsün: O?nun katli için fetva verdiği doktoru imamete geçirmişler...
O anda çok mahcup olup, tevbe ederek, O?nu iyi tanıyamadığını anlatarak Doktordan özür dilemiş...İlerleyen günlerde dost bile olmuşlar eserlerinizi burda nerede bulabiliriz yada online olarak okusak sitenizde hizmet icin birde elimde arapca eser var onu nasil tercüme edebilirim
mustafa selçuk
Çarşamba, 08 Haziran 2011 18:11 | hakkari
SELAMUN ALEYKUM...SAYGI DEGER HOCALARIM SİTENİZ ŞAYANA TEBRİKTİR. EMEGİ GECEN SİZLERİ HOCALRIMIZ KUTLUYORUM.. SİZDEN BİR RİCAMIZ VARDIR. BU REDDİYE KISMINDA HAMD OLSUN BAZI KENDİNİ ALİM ZANNEDİP VE KENDİ EMLEERİNE GÖRE BU ZMANDA YAŞAYAN BİZ İNSANLARA FETVA VERİP HEM KENDİLERİNE HEMDE İNSANALRA ZARA VERMEKTEİRLER. BU NEDENLE BU GİBİ BİDAT EHLİLERE GERCEKTENDE GUZEL REDDİYELER VERMİŞSİNİZ.
BEN SİZDEN COK İSTEDİGİM TARAFINIZCADA BİLİNMEKTEDİR Kİ KENDİ ZAMANIN MEHDİS VEYA DEVRİN İMAMAI ZANNEDİP KENDİ EMELİNE KURANDAN BİR HABERSİZ OLARAK AYETLERE YANLIŞ MANA VEREREK İNSANALRIN KAFASINI BULANDIROYR. VE ONUN TAKİPCİSİ BAYA VARDIR. SİZ DEGERLİ HOCALARIM BUNA DA İSKENDER ALİ MİJRİN DÜŞÜNCELERİNE REDDİYLER HAZIRLAMNIZI RİCAMIZDIR. GERCEKTENDE BUNU TAKİP EDEN İNSANLAR BAYA VAR BU YUNZDENDİR Kİ BUNUN HAKKIN DA DA REDDİYE HAZIRLMAINIZ BİZLERİ MUTLU EDER İNŞALLAH.. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN
selçuk
Salı, 24 Mayıs 2011 13:42 | istanbul
Allah razi olsun
cumali ömeroğlu
Perşembe, 19 Mayıs 2011 09:18
selamünaleyküm. SUALLİ CEVAPLI İSLAM FIKHI adlı eserinizin ikinci cildi MAŞAALLAH HAKİKATEN çok şahane. Namaz bahsi akıcı bir üslüpla çok güzel işlenmiş. fıkhın böyle anlatılması çok etkili olmuş. alıpta okuyanların namaz ile ilgili bir çok sorularının cevaplarını bulacaklardı. hele kıraat hataları mevzusu namazın farz vacip sünnet edeplerinin böyle bölümlü anlatılması çok güzel olmuş. İNŞAALLAH en yakın zamanada 3. ciltte çıkar. ALLAH ÇALIŞMALARINIZA BEREKETLER VERSİN HOCALARIM. AMİN
Bahattin AKSAKAL
Pazartesi, 07 Şubat 2011 00:33 | Kocaeli
Selamun aleyküm
Bizleri fıkhı konularda aydınlattığınız için, ayrıca güvenilir bilgi kaynaklarının azaldığı günümüzde bizlere ışık tuttuğunuz için hepinizden ALLAH razı olsun...
altinkayali
Pazar, 06 Şubat 2011 09:04
web siteniz çok güzel olmuş.www.alinkayasohbet.net.tc sitemizede bekleriz basarılar dileriz
Bünyamin KÖZEN
Salı, 01 Şubat 2011 20:57 | istanbul
selamün aleyküm.. Kıymetli hocalarım sizlerle çok güzel bir sene geçirdiğim için cok memnunum şimdi özlüyorum o günleri site çok güzel olmuş çok istifade ediyorum Rabbim cümlenizden razı olsun bütün hocalarıma selam etmekle beraber emin ali yüksel hocama ayrıca selam etmek isterim ALLAHA EMANET OLUNUZ..
Oğuz
Perşembe, 20 Ocak 2011 18:44 | İstanbul
Ehli Sünnet Hocalarımızdan Allah Razı Olsun. Güzel bir hizmet...
haluk
Pazartesi, 17 Ocak 2011 22:11
selamünaleyküm cümleten yeni katıldım bu acemiyi arada bilgilendirirseniz sevinirim Allah cc yardımcınız olsun
cumali ömeroğlu
Pazartesi, 20 Aralık 2010 13:43
selamünaleyküm değerli hocaefendilerimiz. SUALLİ CEVAPLI İSLAM FIKHI adlı eserimizin 2. cildini bekliyoruz. Çok şahane bir çalışma. ALLAH razı olsun sizlerden. bu eser ne zaman çıkar acaba? en son CÜBBELİ HOCAEFENDİMİZDEN duyduk yakında çıkar diye. İNŞAALLAH bu şahane eser ve RUHUL FURKAN TEFSİRİMİZ en güzel şekilde tamamlanaır. vesselam.
GÖKHAN
Salı, 14 Aralık 2010 18:26 | istanbul
es selamü aleykum siteye ilk kez az önce girdim güzel ehli sünnet hocalarımızın olduğu bir site ama şimdi bu sitede gördüğümüz dergi reklamlarında dikkatimi çeken beyan dergisi oldu cübbeli ahmet hocamız beyan dergisinin okunmayacağını sohbetlerde her zaman söylüyor çünkü muhammed esedi öven onun reklamını yapan bir dergi neden bu sitede reklamı var ???
cumali ömeroğlu
Cuma, 05 Kasım 2010 23:17
selamünaleyküm hocalarım. çalışmalarınız çok hoş. ALLAH C.C. sizlerden gani gani razı olsun. ayrıca bu reddiyeler bölümüne kabir azabı ile ilgili de geniş bir makale yazsanız çok güzel olacak. ilahiyat kesiminden bazı etiketli sapıklşar bunu inkar etmekte. burada böyle bir yazının olması çok faideli olacak. vesselamnullnull
yahya atmaca
Cumartesi, 09 Ekim 2010 20:50 | izmir

allahın yolunda olan,hizmette bulunan,insanlara hak yolunu gösteren,öğreten,öğrenmeye niyet edip gayret gösteren herkese rabbim yardımcı olup,gayret versin ve duasını kabul ettiği dostlarının hatırına dualarımızı kabul etsin inşaallah
Mail göndermeniz yeterli. Ancak çalışmalarımızdaki yoğunluk sebebiyle cevaplanma hususunda söz veremiyoruz.