| Kredi Kartıyla Taksitli Altın Alınabilir mi? |
|
|
| Fatih KALENDER tarafından yazıldı. | |||
|
Soru: Kredi kartıyla taksitli altın alınabilir mi?
Cevap: Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, altın İslam hukukuna göre para olarak değerlendirilir. Zira altın her ne kadar takı olarak kullanılsa da hilkaten(yaratılış itibarı ile) paradır. Durum böyle olunca, bunun mukabilinde değil kredi kartıyla, normal bir alışveriş yoluyla, yani para vererek dahi olsa, vâdeli alınması kesinlikle caiz değildir. Böyle bir alışveriş fıkıhta ribennesâi denilen vâde faizi olur. Misâlen on gram altın alıp karşılığında elli lira verecekseniz ve bu elli lirayı peşin olarak değil de bir gün sonra, hatta bir saat sonra dahi verseniz, yani bedenler ayrıldıktan sonra verseniz bu faizdir. Çünkü bu sarf aktidir.
İslam hukukuna göre para olarak değerlendirilen bir şey, yine para cinsinden başka bir şeyle takas edildiği zaman bakılır, eğer bunlar aynı cinstense, hem eşit hem de peşin olmaları gerekir. Ancak Türk lirasına mukâbil döviz yada altına mukâbil para gibi farklı cinlerden olurlarsa, o zaman sadece peşin olması gerekir, eşit olması gerekmez.
Kredi kartıda netice olarak bir vâdedir. Çünkü post makinasının bulunduğu kuyumcu o parayı anlaşmalı olduğu bankadan yerine göre kırk veya kırk beş gün sonra çekecektir yada hesabına o zaman nakil olunacaktır, bu durumda kaçınılmaz olarak bir vâde oluşur. Dolayısıyla kredi kartıyla veya para cinsinden herhangi bir şey ile vâdeli altın almak ve satmak kesinlikle caiz değildir. Hatta kredi kartı ile taksit yapılmayıp tek çekim yapılsa da vade söz konusu olacağından dolayı sonuç aynıdır.
Fatih KALENDER
|
![]() | Bugün | 37 |
![]() | Dün | 757 |
![]() | Bu Hafta | 2343 |
![]() | Bu Ay | 16138 |
Yorumlar
Kardeşim bu işlemi yaparsınız yapmazsınız, ne şekilde yorumlarsınız o tabii sizi ilgilendirir.
Borcun harcın yok böyle rahat konuşuyorsun da denebilir ama hepimiz zor günler geçirmişizdir. Gün geliyor insan bazı şeylerin farkına varınca öyle pişmanlıklar yaşıyor ki.
Nakletmiş olduğunuz menkıbe sahihtir değildir orası ayrı mesele ama sizin aluş-verişinizdeki muhatabınız maalesef Kiramen Kâtibin melekleridir, keşke İsrafil / Cebrâil olsaydı.
Ayrıca, Cebrâil, İsrafil meleklerinin yerine Ahmet-Mehmet ademoğullarını koysak oradaki işlem yine geçerlidir, sahihtir bu da işin başka tarafı… Alıntı
30 yıla yakındır ailemiz kuyumculuk yapıyor. Başka bir iş ile iştigalimizde olmadı. Meseleye verilen hüküm ortada. Dinimizce altın ve gümüş, fetvaların verildiği dönemlerde para olarak kullanıldığı için alimler sarf akdinin gerçekleşmesi ve alışverişin canlı olarak o an gerçekleşmesini öngörmektedir. Dinimizde "Kolaylaştırınız , zorlaştırmayını z" kaidesi gereği günümüz koşullarında, bir yüzük, küpe yada kolye gibi takı ürünlerini kredi kartı ile satıp, bankaya hiç bir komisyon ödemeksizin 45 gün sonra parasını alması uygun görülebilir mi? Şunu kabullenmemiz gerek. 21. Yüzyılda, Bankaların yanından bile geçmenin dinen hoş görülmediğini benimseyen ve savunan birisiyim. Ama öyle bir duruma geldik ki, kapımızdan içeri giren her iki müşteriden birisi kredi kartı uzatır hale geldi. Kimse nakit para taşımıyor artık. Yani bu şekilde bir uygulama ile hiç bir kuyumcu esnafının tutunamayacağın ı zamanla batacağını size garanti ederim. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun. Haramdan ve faizden muhafaza eylesin. Alıntı
1-Demekki 21. Yüzyıldan itibaren müslümanların kuyumculuk yapması haram. Çünkü sadece algülüm vergülüm şeklinde hiç bir kimse bu işin altından kalkamaz. Bırakın elin gavuru, hristiyanı, ermenisi, yada bu konulara hiç kafa yormayan birileri yapsın. Çünkü kredi kartının girmediği bir tuvaletler kaldı, bekleyin yakında orayada girer..
2- Bizim fetva kurumlarımız, ulemalarımız bir şeyi kabullensinler. Hiç öyle işine gelirse böyle deyip geçiştirmesinle r… Günümüzde müslümanları aydınlatıcı ve yönlendirici fetva verebilecek kabiliyet ve seviyede kimse yok. 20 kişiye danıştım 20 farklı cevap aldım. Allah(cc) bunun vebalini sizin deyiminizle kuyumculardan soracaksa, sizden de soracak.. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.