Anasayfa Tefsir Allah'ın Ahkâmı İle Hükmetmeyenlerin Durumu
Allah'ın Ahkâmı İle Hükmetmeyenlerin Durumu PDF Yazdır
Dârusselâm tarafından yazıldı.   
ALLAH'IN AHKÂMI İLE HÜKMETMEYENLERİN DURUMU

Sonra Allah, bu kesin burhanın peşisıra, şiddetli va'îdini getirerek,

"Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir" (Maide 44)buyurmuştur.

Bu ifâde ile ilgili iki mesele vardır:
[1]


Birinci Mesele


Bu ifadeden maksad, zina eden evli kimsenin cezası ile ilgili ilahî hükmü değiştirme konusunda yahudıleri tehdîd etmek­tir. Bu, "O yahudiler, Allah'ın Tevrat'taki açık hükmünü inkâr edip, bunun farz olmadığını söyleyince, mutlak olarak kâfir olmuş ve böylece de, ne Hz. Musa (a.s) ile Tevrat'a, ne de Hz. Muhammed (s.a.s) ile Kur'ân'a iman eden kimse vasfına müstehak olamamışlardır"
[2]demektir.

İkinci Mesele

Haricîler, "Allah'a isyan eden, (yani günah işleyen) herkes kâfirdir" derken, âlimlerin ekserisi durumun böyle olmadı­ğını söylemişlerdir. Haricîler, bu âyeti görüşlerine delil geti­rerek, "Bu, Allah'ın indirdiği hükümden başka bir hükümle hükmeden herkesin kâfir olduğu hususunda bir nasstır. Günah işleyen herkes, Allah'ın indirdiğinden başka bir hükümle hükmetmiş olur ve binaenaleyh kâfir olması gerekir" demişlerdir.

Kelamcılar ve müfessirler, Hâricilerin ortaya attığı bu şüpheye, şu şekilde birtakım cevaplar vermişlerdir:

1) Bu âyet, yahudiler hakkında nazil olmuştur. Binaenaleyh bu sadece onlarla ilgilidir. Bu görüş zayıftır. Çünkü, sebeb-i nüzulün hususîliğine değil, lâfzın (sözün) umûmî manasına itibar edilir. Bu görüşte olanların bir kısmı, Haricîlerin şüphesini reddetmeye çatışarak şöyle demişlerdir: "Bu ifâdeden maksad, "Daha önce bahsedilen o kimselerden, Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler var ya, işte kâfirler onlardır" manasıdır." Bu görüş de zayıftır. Çünkü Hak Teâlâ'nın, "Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse..." buyruğu şart sadedinde j* (Kim) edatı getirilmiş olan bir sözdür.

Dolayısıyla bu, umûmî manadadır. Halbuki, bundan murad daha Önce bahsedilenlerden, Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyenler olduğunu söyleyen kimsenin görüşü, âyetin manasına bir ilave olur ki bu caiz değildir.

2) Ata, bunun esas küfürden daha hafif bir küfür olduğunu; Tavus ise, bunun Allah'ı ve âhireti inkâr etme gibi, insanı İslam ümmeti dışına çıkaran bir küfür olmadığını söylemiştir. Buna göre sanki onlar âyeti, dini inkâr etmek manasına değil, nimeti inkâr etmek, nankörlük manasına hamletmişlerdir ki, bu da zayıftır. Çünkü "küfür" lafzı, (mukayyet değil) mutlak olarak zikredildiğinde, dini inkâr manasına hamledilir.

3)
İbnu'l-Enbarî şöyle demektedir: "Mananın, kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, kâfirlerin fiillerine benzeyen bir fiil işlemiş ve bundan dolayı da kâfirlere benzemiştir" şeklinde olması da caizdir." Bu görüş de zayıftır. Zira bu, âyetin zahirini terketm ektir.

4) Abdu'l-Aziz İbn Yahya el-Kinanî şöyle demiştir: "Cenâb-ı Hakk'ın, "Allah'ın tndtrdiğfyle" sözü umûm bir ifadedir. Binaenaleyh, ifadesinin manası "kim, Allah'ın indirdiği bütün hususlarda, Allah'ın hükmünün zıddını yaparsa, işte onlar kâfirdirler" şeklinde olur. Binaenaleyh bu gerçektir. Çünkü kâfir, Allah'ın indirdiği her hususta, Allah'ın hükmünün zıddını yapan kimsedir. Ama, fasık olan kimseye gelince o, hepsinde değil de, bir kısmında Allah'ın hükmünün zıddıyla amel eder ki, bu, amel cihetiyledir. Ama fasık, itikâd ve ikrar itibariyle, Allah'ın hükmüne muvafıktır..." Bu da zayıftır; çünkü şayet bu âyet, Allah'ın indirdiği herşey hususunda, Allah'ın hükmüne muhalefet eden kimselere tahsis edilmiş bir vaîd olsaydı, bu tehdit, sadece "recm" hususunda Allah'ın hükmüne muhalefet eden yahudilere şamil olmazdı. Halbuki müfessirler bu tehdidin, "recm" meselesinde, Allah'ın hükmüne muhalefetleri sebebiyle, yahudileri de içine aldığı hususunda ittifak etmişlerdir. Böylece bu İttifak, verilen bu cevabın da sakıt ve geçersiz olduğuna delâlet eder.

5) İkrime şöyle demektedir: "Hak Teâlâ'nın, "Kim Allah'ın İndirdiğiyle hükmetmezse..." ifadesi, hem kalbi, hem de lisanıyla inkâr edenleri içine almaktadır. Kalbiyle onun Allah'ın hükmü olduğunu bilip, sonra da lisanıyla onun Allah'ın hükmü olduğunu ikrar edip de, buna zıt olan şeyleri yapan kimseye gelince, o da Allah'ın indirdiğiyle hükmetmiş; ama onu bilfiil yapmamış olur. Binaenaleyh, böyle bir kimsenin bu âyetin hükmüne dahil olması gerekmez..." İşte, sahîh olan cevap budur. Allah en iyi bilendir.
[3]




[1] Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 9/86
[2] Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 9/86
[3] Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 9/86-87
 

Yorumlar  

 
0 #1 Nusret Güder 2009-10-03 14:05 Bu fetvayı verenden ALLAH RAZI OLSUN.Farklı görüşler bilgimize sunmuş.Neticede kanaatim budur doğrusunu ALLAH bilir demiş ne hoş ne güzel rabbim her iki dunyasını güzelliklerle sonuçlanddırsın AMİN Alıntı
 
 
+3 #2 teslim 2009-12-09 05:12 rabbimiz en doğrusunu bilir inş bizler bu ayete ters hareket etmeyiz lakin ümmeti muhammet olarak gerçekten ikrimenin sözü biraz bizi rahatlatsada dilimizle tastik edip yaşantımızla inkar eder gibi bir hal sergilememeliyi z rabbim ümmeti muhammedi sözü özü bir eylesin AMİN Alıntı
 
 
0 #3 BEDİRMECBURİ 2010-11-12 13:39 Ey İnsanlar! Kimler Allah\'a Karşı Gelip Emrine İtaat Etmez Ve Günah Olduğunu Bile Bile Yaptığında Israr Ederse Hükm-Ü İlahiden Ayrılır Şeytanın Yolunu Tutmuş Olur Israr Allah Muhafaza İnkara Götürebileceğin den İman Tehlikeye Girer, İnkar Küçük Büyük Küfre Götürür Yani Kafir Olunur Ki, Cehennem Ebedi Kalacağı
Yerdir… Tartışmak Yerine Herkes Yaratanının Kurallarına Uyacak, Samimi Davranacak,Takv a İle Yaşayıp Ahirette Murad Ettiğini Umutla Bekleyecek. Yorum Ve Tartışma Ayrılığa Götürür Kimse Anlamıyorum Diyemez Şu Ayeti Bırakın Yorumu Amele Bakın…
Alıntı
 
 
+1 #4 selim efeoglu 2010-11-13 12:15 s.a.
Bu tefsir günümüz meselelerini aciklayici boyutta verilmemis, yalniz alintiyla yetinilmis. Artik herkes kendine göre anlayacaktir.

Yazilarda Rasulullahin(s.a.v.) \"MUHAMMED\"(s.a.v.) adini \"t\" ile yazmak dogru degil. \"MUHAMMET\" (Osmanlica-Türkce Lugatinda) \"cürümüs, kokusmus\" gibi anlamlarina gelmektedir. Rasulullahin adi\"övülmüs\" anlaminda \"MUHAMMED\"dir(s.a.v.).
selamlar.
Alıntı
 
 
-1 #5 nakşi gülü 2010-11-23 18:17 selamünaleyküm arkadaşlar. bazı kardeşlerimiz bu ayetin tefsirini çok merak ediyorlar. yazılanlardan belli. bazı kardeşlerde yanlış yorumlarda bulunuyorlar. diğer yorumları okuduğumuzda bu açığa çıkıyor. size şunu tavsiye edeyim dedim. imkanı olan hemen RUHUL FURKAN TEFSİRİNİN 7. CİLDİNİ alsın ve orada MADİE SURESİNİN 44 VE 45. ayetinin tefsirini mutlaka okusun. orada ALLAH ın indirdikleri ile hükmetmeyenleri n durumu çok güzel açıklanmış. o tefsirdeki yazıları mutlaka okuyun ve İNŞAALLAH yanlış düşünceler gidecek ve ehl-i sünnetin yolu belli olacak ayrıca mesele HADİS-İ ŞERİFLER ile desteklenmiş. lütfen bi ricam okuyun. vesselam Alıntı
 
 
0 #6 abdussamet 2011-01-06 10:26 Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyerek ilâhî emir ve yasaklan çiğneyenlerin durumu bu bağlamda üç açıdan değerlendirilmi ş olup işledikleri kusur ve günahın cinsine göre nitelendirilmiş lerdir:

Birincisi (44. âyet), Allah'ın indirdiğini inkâr ettikleri veya hafife aldıkları için onunla hükmetmeyenler olup bunlar kâfirlerdir.

İkincisi (45. âyet), Allah'ın indirdiğine inandığı halde onunla hiikmetmeyen-lerdir. Allah'ın hükmü adaleti, onun zıddı zulümü temsil ettiğinden onunla hük­metmeyenler zalimlerdir.

Üçüncüsü (47. âyet), Allah'ın indirdiği ile hükmetmemek, O'nun emrinden çıkmak mânasına geldiği için onunla hükmetmeyenler fâsıklardır.

Bazı müfessirler bu âyetleri şöyle yorumlamışlardı r: "Eğer bir kişi ilâhî hük­mü yanlış, kendisinin veya başkasının hükmünü doğru kabul ederek, buna göre hüküm verirse bu kişi kâfir, zalim ve fâsıktır. Eğer bir kişi ilâhî hükmün doğrulu­ğunu kabul eder ve buna aykırı bir hüküm verirse İslâm'ın dışına çıkmış olmazsa da imanına zulüm ve fışkı karıştırmış olur. Eğer bir kişi hayatın her alanında Al­lah'ın hükmünü inkâr ve reddederse her bakımdan kâfir, zalim ve fâsık sayılacak­tır. İlâhî hükmü bazı noktalarda kabul eder, bazılarında reddederse iman ve İs­lâm'ını küfür, zulüm ve fiskla karıştırmış olur
Alıntı
 
 
+4 #7 Estağfirullah 2011-01-15 16:42 es-Selamu Aleykum…

"nakşi gülü" kardeşimizin yazdıkları üzerine Ruhu'l-Furkan tefsirine bakmak istedim ancak elimde bulunmadığından e-kitap olarak varmıdır diye internette aradım. Aramam sonucunda darulkitap.com/.../... adlı adresten Tefsir Külliyatı şeklinde birçok tefsirin toplandığını gördüm. 2 kısım şeklinde düzenlenen bu e-kitap tefsir külliyatı programının 1. kısmı olan (sol tarafta) üst bölümde Sureler , 2. kısım olan alt bölümde ise programın içerdiği Tefsir Kitapları yer alıyor.

Bakmak istediğiniz sureye tıkladığınızda alt kısımdaki tefsir kitaplarından dilediğinize tıklayıp o sure hakkındaki değişik tefsirlerdende faydalanmış oluyorsunuz. Buraya kadar herşey normal ancak dikkatimi çeken birşey olduki bilerek yapılmışsa "zulüm" ve "vebal" dir. Şöyle ki; Merakım üzerine surelerin yer aldığı bölümün en başındaki Giriş butonuna tıklayıp alt kısımdaki "Ruhu'l-Furkan Tefsiri" ni seçerek tefsir hakkındaki Giriş ,önsöz v.s mukaddimeye bakmak istedim. Faydalandım da elhamdulillahi rabbil alemin. Allah subhanehu ve teala hazırlayanları Firdevs Cennetiyle nasiplendirsin.

Sonrasında merak ettiş olduğum Maide Suresi 44 - 45. ayetlerine bakmak için Surelerin yer aldığı bölümden "Maide" butonuna tıkladım ve alt taraftanda "Ruhu'l Furkan Tefsiri"ne tıklayıp merakımı giderme umudundaydım. Ancak Tefsir Kitaplarının yer aldığı alt tarafta "Ruhu'l Furkan Tefsiri "nin yerine "Furkan Tefsiri" diye bir bölüm yer alıyordu . Bu tefsir ise Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi'nin hazırlamış olduğu , İlim Yayınları tarafından basılan bir tefsir. Beni düşündüren ise sadece Giriş ve birde Fatiha kısmında "Ruhu'l-Furkan Tefsiri" nin çıkması. Çünkü insan giriş ve fatiha bölümünlerinde "Ruhu'L-Furkan" ile karşılaştığında n sonrasında karşısına "Furkan Tefsiri" diye bir isim çıkınca heralde aynı tefsirdir düşüncesiyle "Furkan Tefsiri"ni "Ruhu'l-Furkan Tefsiri" diye okumaya başlıyor.Şahsım adına sonradan dikkatimi çekmeseydi o şekilde okumaya devam edecektim.

Bilerek veya bilmeyerek mi yapılmış orasını bilemem ancak böyle bir isim benzerliğine sahip tefsirleri bir prog. içerisinde topluyorsanız bunun dikkat edilmesi gereken birşey olduğunu hazırlanılan prog. bir köşesinde izah edilmesi gerekir ki bunu ben göremedim.

Bu dikkatimi çeken birşey olduğu için internetten bakmak isteyecek olan kardeşlerimin yanılmaması için ek bilgi olarak aktarmak istedim. Bunu daha da önemseyen kardeşlerimizin de bu yanlışlığı düzeltmeleri için gerekli siteyi uyarmalarını hassaten isterim. Zaten böyle bir e-kitap düzenlemesi "Ruhu'l-Furkan Tefsir"i adına yoksa ayriyeten de uyarılması gerekir.

Selametle…
Alıntı
 
 
0 #8 nakşi gülü 2011-01-18 11:32 esteğfirullah efendi. haklısınız. onlar da herhalde RUHUL FURKAN TEFSİRİ adı altında başka tefsiri mi kullanmışlar. bu da çok şaşırtıcı bir durum. buda ilme hıyanetten başka bir şey değil. ALLAH C.C. MUHAFAZA ETSİN SAPIKLARIN FİTNESİNDEN Alıntı
 
 
0 #9 Estağfirullah 2011-01-18 22:45 Quoting nakşi gülü:
esteğfirullah efendi. haklısınız. onlar da herhalde RUHUL FURKAN TEFSİRİ adı altında başka tefsiri mi kullanmışlar. bu da çok şaşırtıcı bir durum. buda ilme hıyanetten başka bir şey değil. ALLAH C.C. MUHAFAZA ETSİN SAPIKLARIN FİTNESİNDEN


"Ruhu'l-Furkan Tefsiri" adı altında başka tefsiri kullanmamışlar. Ancak böyle anlamaya sebebiyet verecek bazı şeyler var. Yukarıda genişçe izahını yaptım . Kardeşler bakarken dikkat etsinler.
Alıntı
 
Site içeriğinden alıntı yapacaksanız, lütfen www.darusselam.com şeklinde kaynak belirtiniz.

mod_vvisit_counterBugün534
mod_vvisit_counterDün707
mod_vvisit_counterBu Hafta4546
mod_vvisit_counterBu Ay7801

Kimler Sitede

Şu anda 20 konuk çevrimiçi
Üyeler : 1189
İçerik : 327
Web Bağlantıları : 266
İçerik Tıklama Görünümü : 603464